ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

Yazan Hasan YİĞİT 01/08/2019 0 Yorum(lar)

cocuklarda_duzgun_konusmanin_onemi

Dil ola kese savaşı,

Dil ola kestire başı…

Dilin iletişimdeki önemini, tatlı dilli ya da yılandilli olmayı Yunus Koca’nın yukarıdaki dizelerinden daha iyi kim anlatabilir? Yatıştırıcı, uzlaştırıcı, tatlı bir dil kullanırsınız, kavgalara son verirsiniz. Kırıcı, aşağılayıcı bir dil kullanırsınız, yani yılandilli olursanız başınızdan olursunuz.

Tatlı dilli insanlara herkes yanında yer açar. Ne diyor Neşet Ertaş:

Tatlı dillim, güler yüzlüm, he ceylan gözlüm,

Göynüm hep seni arıyor, neredesin sen?

Tatlı dilli olmak önemli… Ama tek başına yeterli değil. Düzgün de konuşmalı insan. İşin, üstünde durulması gereken en önemli yanı bu...

Düzgün Konuşmak İçin:

Düzgün konuşma çalışmaları yapmak/yaptırmak için dört ve ileri yaşlar uygundur.  Okul öncesi çocuklara anne baba, öğretmen yardımcı olmalı düzgün konuşma metinleri özenle seçilmelidir.

4 ve 5 yaşlarındaki çocuklar için örnek:

Ay dede,

Vay dede,

Sakalını,

Say dede.

Çocuğun ünlemleri düzgün ve daha vurgulu söylemesini isteyin. Söylerken, beden dili kullanarak çene ve yanaklardaki sakalları saydırın. Beden dili ve ağız dili uyumunu sağlayın.

Ay dede,

Vay dede,

Yıldızları,

Say dede.

Yıldızları (el yukarıda) saydırın.

Ay dede,

Vay dede,

Bulutlara,

Kay dede. (Turhan Rasiev)

Bulutları ve bulutlara kaymayı beden diliyle göstermesini sağlayın.

5, 6, 7, 8, 9 yaşları için uygun metinleri bulunuz. (Bakınız: Okuma Sepeti)

7, 8 yaş için Düzgün Konuşma tekerleme örneği:

Çatalca’da Topal Çoban,

Çatal sapan yapar,

Çatal sapan satar.

Çatalca’da Topal Çoban,

Bilmem parası var mı da

Çatal sapan yapar,

Çatal sapan satar?

Bilmem parası yok mu da

Çatal sapan yapar,

Çatal sapan satar?

Yukarıdaki tekerlemenin de vurgulamalı, beden dili kullanılarak çocuk tarafından söylenebilmesi önemlidir.

Düzgün Konuşmanın Önemi:

Çocuk, dört yaşından sonra topluluk içine girer. Anasınıfı, ilkokul birinci sınıf… Derken onu uzun bir öğrencilik dönemi bekler. Bu uzun yolculukta öğrenci, isteklerini, düşüncelerini içinde bulunduğu topluluğa açık ve rahat olarak söyleyebilmeli… Kekeler, takılır; eee, ııı, şeyyy… der ya da kullandığı sözcükleri yanlış söylerse arkadaşları en hafifiyle ona güler. Bu durum birkaç kez yinelenirse öğrencinin özgüveni aşınmaya başlar. Giderek az konuşmaya, isteklerini düşüncelerini dile getirmemeye yönelir. Bu süreci öğretmenler, anne babalar titizlikle izlemeli, sezdikleri an öğrenciye Düzgün Konuşma Çalışmaları yaptırmalıdırlar.

Konuşma güveni gelişmeyen öğrenci, ilkokulun ilk üç yılında sessizleşir, içine dönük, düşüncelerini açıklayamaz, kendini dışa vuramaz biri olur. Edilgen bir kişilik kazanır.

Edilgen kişilikli çocuk okulunu, işini, eşini, yöneticini seçemeyen, birilerinin güdümüne giren, silik bir insan olur. Yöneten olmaya cesaret edemez.

Öğretmenler, anneler, babalar; çocuk gözünüzün önünde sıkılgan, kendini anlatamaz, içe dönük bir kişilik kazanıyorsa anında devreye girmeli ve bunu gidermelisiniz. Değilse, ona en büyük kötülüğü yapmış olursunuz.

Okuma Sepeti’ni bir yıl boyunca çocuğunuzla okuyunuz. Uygulamaları yapınız.

Kitaptan çalışalım: Eşiniz, çocuğunuz ve siz sırayla söyleyiniz:

Kuşüzümü yedi,

Kuş üzümü yedi.

Okuma Sepeti, 320 sayfa, on bölüm, on ayrı anlatım türü, bitişik ve düz yazılı, renkli resimli, 4-8 yaş arası çocuklara

Düzgün Konuşma, Beden Dili Kullanma, Okuduğunu Anlama, Sunum yapma, Çocuk Edebiyatını kavrama becerilerini geliştiren, on yıllık bir çalışmanın ürünü, alanındaki tek kitap, Hasan YİĞİT.

Yorum Bırak

SON YAZILAR - KitapElimde BLOG
HALK KAHRAMANLARI ÇAĞI VE KÖROĞLU

HALK KAHRAMANLARI ÇAĞI VE KÖROĞLU

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Köroğlu’yum arka verdim dağlaraKılıç kalkan hoş yakışır ellereÇok selam söyleyin ulu beylereKan içen beylerin günüdür bugün. İsa’dan sonra bin yılına gelindiğinde, Avrupa’da Katolik Hıristiyanlık bir yandan, yönetici soylular bir yandan, halkın sırtına vergi üstüne vergi yüklüyor, kendileri varlık içinde yaşarken, halk yoksulluk, hastalık, bilgisizlikle boğuşuyordu. Yoksullaşan insanlar, umutsuzluk içinde i...
DEVAMINI OKU
HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Hayal kurmadan olmaz. İnsan hayal kurarak bugünlere geldi. Binlerce yıl önce kuşlara baktı, dedi: “Onlar uçuyor, gidecekleri yere hızla gidiyor. Benimse yürümekten canım çıkıyor. Ben de uçamaz mıyım?”Uçmayı kafaya taktı ya; eli kolu sıvadı, beynini zorladı.Bunun için hayaller kurdu. Hayallerinde uçtu. Kanatları yoktu. Elleriyle yüzebilirdi ama uçamazdı. Ne gam!...O da uçan halı’yı hayal etti. Oturdu halının...
DEVAMINI OKU
UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Asya, Afrika, Avrupa uygarlıkları (Uzakdoğu Asya dışında) üç ayaklı bir sacayağına benzer. Sacayakları, Mısır, Sümer ve Anadolu’dur. 1800’lerden sonra gelişen Anglo-Sakson sömürgeci anlayışa göre; Uygarlığın beşiği eski Yunan’dı. Batı uygarlığı onlarla doğmuş ve yayılmıştı. Sanayileşen ve sömürgeciliğe yelken açan Avrupa’nın bu anlayışı algılatmaya gereksinimi vardı. Ama doğru/gerçek bu değildi. Ne gam! Uyg...
DEVAMINI OKU
ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

Hasan YİĞİT 01/08/2019 0
Dil ola kese savaşı,Dil ola kestire başı…Dilin iletişimdeki önemini, tatlı dilli ya da yılandilli olmayı Yunus Koca’nın yukarıdaki dizelerinden daha iyi kim anlatabilir? Yatıştırıcı, uzlaştırıcı, tatlı bir dil kullanırsınız, kavgalara son verirsiniz. Kırıcı, aşağılayıcı bir dil kullanırsınız, yani yılandilli olursanız başınızdan olursunuz.Tatlı dilli insanlara herkes yanında yer açar. Ne diyor Neşet Ertaş:T...
DEVAMINI OKU
AMAN ÇOCUKLAR, NE OLURSUNUZ, “BAŞIMIZA İCAT ÇIKARINIZ!”

AMAN ÇOCUKLAR, NE OLURSUNUZ, “BAŞIMIZA İCAT ÇIKARINIZ!”

Hasan YİĞİT 01/08/2019 0
Dünyada, Türkiye toplumunun dışında buluşlar yapılmasına, yeniliklere yelken açılmasına karşı çıkan başka toplum var mıdır?Başımıza icat çıkarma!Eski köye yeni âdet getirme!... deyimleri bizden başka hangi toplumlarda kullanılıyor olabilir?Buluşlara, yeniliklere toplumun tümü karşı değil elbette.Buluşlar olmasaydı, insanoğlu çiğ et, çiğ börülce, çiğ lahana yiyor, beline bağladığı deri parçasıyla dolaşıyor, ...
DEVAMINI OKU