HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

Yazan Hasan YİĞİT 08/08/2019 0 Yorum(lar)

alaaddinin_sihirli_lambasi

Hayal kurmadan olmaz. 

İnsan hayal kurarak bugünlere geldi. 

Binlerce yıl önce kuşlara baktı, dedi: “Onlar uçuyor, gidecekleri yere hızla gidiyor. Benimse yürümekten canım çıkıyor. Ben de uçamaz mıyım?”

Uçmayı kafaya taktı ya; eli kolu sıvadı, beynini zorladı.

Bunun için hayaller kurdu. Hayallerinde uçtu. Kanatları yoktu. Elleriyle yüzebilirdi ama uçamazdı. Ne gam!...

O da uçan halı’yı hayal etti. Oturdu halının üstüne, kuşlar gibi gökyüzüne yükseldi.

Artık uçuyordu. Hayallerinde de olsa halısına biniyor ve uçabiliyordu.

Ama bu yeterli değildi. Hayalinde yapabildiğini gerçekte de yapmak için beynini daha çok zorluyor, nasıl uçacağını düşünüyordu.

“Kuşlar kanatlarıyla uçuyor,” dedi Hezarfen Ahmet Çelebi, Evliya Çelebi’ye. “İnsan da uçmak istiyorsa kuşlar gibi kanat kullanmalı.”

Kâtip Çelebi güldü:

“Sen kötü taktın bu uçmaya. İşine baksana sen! Sen bizim Hezarfen’imizsin. Bin türlü fen bilensin. Hekimliğiyle övündüğümüzsün. Uçmak, kanat takmak… Bu sana ne kazandıracak?” Hezarfen gücenik, bir süre baktı arkadaşına,

“Aşk olsun Kâtip! Sen ki dünyanın her yerinden kitaplar, haritalar toplatıyorsun. Dedenin dağ gibi servetini erittin bu yüzden. Okuyor, yazıyor, bize dünyayı tanıtmak için Cihannüma’yı yazıyorsun. Uçmayı öğrensek,  dünyayı uçarak kolayca dolaşsak, kötü mü? Ne dersin Evliya? Sen ki Seyehatname’ni yazmak için durmadan taban tepiyorsun. Uçarak gitsen gelsen daha iyi olmaz mı?”

“Hem de ne iyi olur!”

Hezarfen, kartal kanatlarını inceledi önce. Kanatlar yaptı. Beyoğlu Okçular Tekkesi Eğitim ve Yarış Alanı’nda günlerce yaptığı değişik kanatlarla uçmaya çalıştı. Kanatla yola çıktı, planöre benzer bir uçuş düzeneği kurdu. Evliya Çelebi’nin, Kâtip Çelebi’nin, Lagari Hasan Çelebi’nin destekleriyle Galata Kulesi’nden atladı. 

Üç bin üç yüz metre uçup Üsküdar’a indi.

Bu kadarla kalmadı. Balonlar, uçaklar… Uçtu insanoğlu.

Ama uçsa da yumurta içindeki civciv gibiydi. Dünya denen mavi yuvarlağın biraz üstünde uçabiliyordu.

Kabuğunu kırmak, yuvarlağın dışına çıkmak hayalleri kurdu. Kabuğu kıracak, geniş boşluğa kendini atacaktı.

Attı, açıldı. Ay, Mars… Kapı bir komşusu oldu.

İnsanlar üretim yapmak için ilk çağlarda kendilerinin ve hayvanların kas gücünü kullanıyordu. Çok daha  büyük güçleri olan, ağaçları kökünden söken, dağları delen güçlü varlıklar olsa… Neden olmasın?...

Hayaller kuruldu ve binlerce insan ya da hayvan gücüne sahip yaratıklar ortaya çıktı: Alaaddin’in Sihirli Lambası…

Alaaddin’nin lambası enerji doluydu. Enerji buhar olup lambadan çıkıyor, dev adama dönüşüyor, inanılmaz gücüyle Alaaddin’e hizmet ediyordu.

Gerçekte de bu olabilir mi? Enerji yoğunlaştırılıp bir kapta toplanır, gerektiğinde büyük işler beceren bir deve dönüşür müydü?...

Beyinler durmadı. Hedef açıktı: Alaaddin’in Lambasındaki enerjiyi deve dönüştürüp büyük işler gördürmek…

Önce pil bulundu. Enerji depolandı.

Günümüzün Hezarfen’i Elon Musk,

“Dünyayı kirlenmekten kurtaracağım,” diye büyük bir laf etti. “Önce fosil yakıtları yok etmeliyim.”

Demek ki büyük hayaller kuruyordu.

1700’lerde buharlı makineleri yapıp Sanayi Toplumu’na geçen insanoğlu, enerji kaynağı olarak fosil yakıtları (kömür, petrol, doğal gaz) kullanmaya başladı. Bu yakıtlar kirleten yakıtlardı. Kirlilik, yavaş yavaş dünyanın sonunu getiriyordu.

“Dünyayı kirlenmekten kurtaracağım,” diyen Musk, hayal kurdu, düşündü:

Fosil yakıtlarından başka, kirletmeyen bir enerji kaynağı buldu:

Güneş enerjisi…

Önemli olan güneş enerjisini depolamaktı. Yıllarca çalıştı. Güneş enerjisini elektrik olarak depoladığı piller yaptı. Pillerle otomobiller, trenler, vapurlar, uçaklar… Ortaya çıkardı. Fosil yakıtlarının pabucunu dama attı.

Hayal kurdu, düşündü ve başardı.

Alaaddin’in Lambası gerçek olabilir mi? Yoğun bir enerji bir kapta depolanıp deve dönüşür, büyük işler  yapabilir mi?

Kuşkunuz olmasın, yapabilir.

Nasıl mı?

Yanıtı için Bağdat’taki Uzay Üssünü okuyun.

Bağdat’taki Uzay Üssü, Hasan Yiğit, Narçiçeği Yayınları (Basılıyor).

Yorum Bırak

SON YAZILAR - KitapElimde BLOG
HALK KAHRAMANLARI ÇAĞI VE KÖROĞLU

HALK KAHRAMANLARI ÇAĞI VE KÖROĞLU

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Köroğlu’yum arka verdim dağlaraKılıç kalkan hoş yakışır ellereÇok selam söyleyin ulu beylereKan içen beylerin günüdür bugün. İsa’dan sonra bin yılına gelindiğinde, Avrupa’da Katolik Hıristiyanlık bir yandan, yönetici soylular bir yandan, halkın sırtına vergi üstüne vergi yüklüyor, kendileri varlık içinde yaşarken, halk yoksulluk, hastalık, bilgisizlikle boğuşuyordu. Yoksullaşan insanlar, umutsuzluk içinde i...
DEVAMINI OKU
HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Hayal kurmadan olmaz. İnsan hayal kurarak bugünlere geldi. Binlerce yıl önce kuşlara baktı, dedi: “Onlar uçuyor, gidecekleri yere hızla gidiyor. Benimse yürümekten canım çıkıyor. Ben de uçamaz mıyım?”Uçmayı kafaya taktı ya; eli kolu sıvadı, beynini zorladı.Bunun için hayaller kurdu. Hayallerinde uçtu. Kanatları yoktu. Elleriyle yüzebilirdi ama uçamazdı. Ne gam!...O da uçan halı’yı hayal etti. Oturdu halının...
DEVAMINI OKU
UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Asya, Afrika, Avrupa uygarlıkları (Uzakdoğu Asya dışında) üç ayaklı bir sacayağına benzer. Sacayakları, Mısır, Sümer ve Anadolu’dur. 1800’lerden sonra gelişen Anglo-Sakson sömürgeci anlayışa göre; Uygarlığın beşiği eski Yunan’dı. Batı uygarlığı onlarla doğmuş ve yayılmıştı. Sanayileşen ve sömürgeciliğe yelken açan Avrupa’nın bu anlayışı algılatmaya gereksinimi vardı. Ama doğru/gerçek bu değildi. Ne gam! Uyg...
DEVAMINI OKU
ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

Hasan YİĞİT 01/08/2019 0
Dil ola kese savaşı,Dil ola kestire başı…Dilin iletişimdeki önemini, tatlı dilli ya da yılandilli olmayı Yunus Koca’nın yukarıdaki dizelerinden daha iyi kim anlatabilir? Yatıştırıcı, uzlaştırıcı, tatlı bir dil kullanırsınız, kavgalara son verirsiniz. Kırıcı, aşağılayıcı bir dil kullanırsınız, yani yılandilli olursanız başınızdan olursunuz.Tatlı dilli insanlara herkes yanında yer açar. Ne diyor Neşet Ertaş:T...
DEVAMINI OKU
AMAN ÇOCUKLAR, NE OLURSUNUZ, “BAŞIMIZA İCAT ÇIKARINIZ!”

AMAN ÇOCUKLAR, NE OLURSUNUZ, “BAŞIMIZA İCAT ÇIKARINIZ!”

Hasan YİĞİT 01/08/2019 0
Dünyada, Türkiye toplumunun dışında buluşlar yapılmasına, yeniliklere yelken açılmasına karşı çıkan başka toplum var mıdır?Başımıza icat çıkarma!Eski köye yeni âdet getirme!... deyimleri bizden başka hangi toplumlarda kullanılıyor olabilir?Buluşlara, yeniliklere toplumun tümü karşı değil elbette.Buluşlar olmasaydı, insanoğlu çiğ et, çiğ börülce, çiğ lahana yiyor, beline bağladığı deri parçasıyla dolaşıyor, ...
DEVAMINI OKU