UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

Yazan Hasan YİĞİT 08/08/2019 0 Yorum(lar)

kimmerler

Asya, Afrika, Avrupa uygarlıkları (Uzakdoğu Asya dışında) üç ayaklı bir sacayağına benzer. Sacayakları, Mısır, Sümer ve Anadolu’dur. 1800’lerden sonra gelişen Anglo-Sakson sömürgeci anlayışa göre; Uygarlığın beşiği eski Yunan’dı. Batı uygarlığı onlarla doğmuş ve yayılmıştı. Sanayileşen ve sömürgeciliğe yelken açan Avrupa’nın bu anlayışı algılatmaya gereksinimi vardı. Ama doğru/gerçek bu değildi. Ne gam! Uygarlık dediğin Avrupa’da doğmuş olmalıydı. Eski Yunan Avrupa’daydı. Öyleyse uygarlık, Eski Yunan’dan başlatılmalıydı. Avrupa Uygardı. Avrupa dışında kalanlar sömürgeleştirilecek topraklar ve o topraklarda yaşayan, kendini yönetemeyen zavallı insan sürüleriydi. Bu anlayış gereği, Troya Savaşı’nda yurtlarını savunan Troyalılar yenilmeliydi. Çünkü Troya Asya’daydı. Saldırganlar, katiller, yağmacılar Avrupa’dan gelmiş de olsalar, kahraman onlardan çıkmalıydı; çıkardılar: Aşil (Akhilleus)…

 

Eli kanlı katil, büyük yağmacı Aşil’i yetiştiren Avrupa’nın Hitler’i de yetiştirmesinden doğal olan ne olabilirdi? Hitler, Kavgam adlı kitabının Ost Politik (Doğu Politikası) bölümünde Almanya ve batısındaki toplulukları Üstün Irk’tan, doğusunda kim varsa tümünü de aşağı ırktan saydı. Üstün ırka Tanrı, aşağı ırkları yönetme hakkı vermişti. Öyleyse aşağı(lık) ırklar, zorluk çıkarmadan üstün ırka boyun eğmeli, ne isterlerse yapmalıydı.

Bakınız: Martin Bernal, Kara Atena; Eski Yunanistan Uydurmacası Nasıl İmal Edildi?, Kaynak Yayınları. 

Sömürgeciliğin doğal ürünü olan Üstün Avrupalı’yı (!) bir yana bırakıp gerçeklere dönelim: Eski Yunan uygarlığının ortaya çıkmasından çok ama çok önce Anadolu’da Mısır ve Sümer uygarlıkları gibi bir uygarlık daha vardı: 

 

Luviler (Işık İnsanları)…

 

Antalya’nın doğusunda yaşayan Luviler insanlığa, Toprağı ekmeyi, Ağaç aşısı yapmayı, İğne kullanmayı, Hayvan evcilleştirmeyi, Bakır, kalay, gümüş işlemeyi öğrettiler. Anadolu’nun ataları olan Luvilerin bu buluşlarından her biri; tekerleğin, telefonun, aya giden araçların bulunmasından daha önemsiz olabilir mi? Bu uygarlık Anadolu kadar Ege adalarına ve Ege’nin batısına yayıldı. İnsanoğlu drama, komedi (güldürü), ağlatı (trajedi), ip, Marmara… sözcüklerini onlardan öğrendi. Luviler’den sonra Hattiler, Hattilerden sonra Hititliler ve daha birçok uygarlık ortaya çıktı.

Bakınız: Hasan Yiğit, Aspendos; Güzel Semiramida, Bulut Yayınları.

Anglo-Sakson Avrupalıların, Amerikalıların Barbar olarak dünyaya tanıttıkları Kimmeryalı Conan’ın ataları Kimmerler, Konuksevmez Denizi’nin (Karadeniz) kuzeyi ile güneyindeki toprakların insanlarıydı (Kırım, Anadolu). 

 

“Barbar” Conan’ın, çizgi romanlarında, filmlerinde, maceralar yaşadığı Avrupa topraklarında devletler kurduğu, başa geçip kral olduğu anlatılır. Yani devlet kurabilecek kadar uygarlaşamamış Avrupalı toplulukların başına geçen Conan, onları devlet örgütüyle tanıştıran Kimmeryalı bir “barbardı (!)” Gemileriyle Azak Denizi’ne ticaret için giden Akhalılar (Eski Yunan), karaya çıkmaktan, hele de orman içlerine gitmekten çekinirlerdi. Ticaretlerini, gemilerinin yanı başında yaparlardı. Bu arada uzaklardan gelip geçen atlılar görürler ve atla insanın tek bir yaratık olduğunu düşünürler, döndüklerinde, “At insanlar gördük,” derlerdi. “Gördüklerimiz, bildiğiniz dört ayaklı hayvan… Gövde öküz gibi, kurt gibi dört ayak üstünde ama boyun ve baş yerinde bir baş yok… Belden yukarı bir insan var.” 

“Nasıl olur? Aşağısı hayvan, üstü insan… Olur mu öyle şey? Yanlış görmeyesin.” “Gördüğüm bir değil ki! Her gün birçoğunu gördüm. Çok hızlı koşuyor, ok atıyor. Hayvan dediğin ok atabilir mi?”

Başka tüccarlar da geldikçe benzer şeyleri anlattılar.

Başta Girit olmak üzere, Ege adalarında, Miken krallığında, Yunan Yarımadası’nda, Makedonya’da, ‘Konuksevmez Denizi’nin ötelerinde yarı hayvan, yarı insan bir canlı türü yaşıyor. Koşarken her yöne ok atabiliyor…’ söylentileri yayıldı. Yıllar geçtikçe, Ege çevresindeki insanlar atla tanıştı. Ama aynı insanların ataları yarı hayvan, yani at, yarı insan bir canlının varlığına inandılar. Çocuklarını da at insanların varlığına inandırdılar. Bu canlıya sentor (centaur) adını verdiler. Ressamlar, Girit’in ve diğer Miken saraylarının duvarlarını sentor resimleriyle süslediler. Giderek heykeller de yapıldı. İlerleyen yıllarda sentorlar, Grek mitolojisinin önemli kahramanlarından oldular. Zamanla atların ayrı, insanların ayrı olduğunu anlayan Eski Yunanlılar Kimmerlerden ata binmeyi, gem, dizgin yapmayı, at eyerlemeyi öğrendiler.

Bakınız: Hasan Yiğit, Kimmerler: At ve İnsan, Bulut Yayınları.

  • Anadolu’nun renklerinden biri olan Kimmerler barbar mıydı?
  • Nevruz Bayramını bize armağan eden demir ve ateş onlar için neden kutsaldı?
  • Gülende yanaklarında güller açan, derin gamzeli Alya, Demirci Uturgir’e
  • kavuşabilecek mi?

Uygarlıklar Beşiği Anadolu dizisinin yedinci kitabı:
Kimmerler: At ve İnsan (+10 yaş)
Anadolu’nun geçmişini öğrenmek için okuyunuz.

Yorum Bırak

SON YAZILAR - KitapElimde BLOG
HALK KAHRAMANLARI ÇAĞI VE KÖROĞLU

HALK KAHRAMANLARI ÇAĞI VE KÖROĞLU

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Köroğlu’yum arka verdim dağlaraKılıç kalkan hoş yakışır ellereÇok selam söyleyin ulu beylereKan içen beylerin günüdür bugün. İsa’dan sonra bin yılına gelindiğinde, Avrupa’da Katolik Hıristiyanlık bir yandan, yönetici soylular bir yandan, halkın sırtına vergi üstüne vergi yüklüyor, kendileri varlık içinde yaşarken, halk yoksulluk, hastalık, bilgisizlikle boğuşuyordu. Yoksullaşan insanlar, umutsuzluk içinde i...
DEVAMINI OKU
HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

HAYAL KURUN, DURMAYIN HAYAL KURUN!

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Hayal kurmadan olmaz. İnsan hayal kurarak bugünlere geldi. Binlerce yıl önce kuşlara baktı, dedi: “Onlar uçuyor, gidecekleri yere hızla gidiyor. Benimse yürümekten canım çıkıyor. Ben de uçamaz mıyım?”Uçmayı kafaya taktı ya; eli kolu sıvadı, beynini zorladı.Bunun için hayaller kurdu. Hayallerinde uçtu. Kanatları yoktu. Elleriyle yüzebilirdi ama uçamazdı. Ne gam!...O da uçan halı’yı hayal etti. Oturdu halının...
DEVAMINI OKU
UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

UYGARLIKLAR BEŞİĞİ ANADOLU

Hasan YİĞİT 08/08/2019 0
Asya, Afrika, Avrupa uygarlıkları (Uzakdoğu Asya dışında) üç ayaklı bir sacayağına benzer. Sacayakları, Mısır, Sümer ve Anadolu’dur. 1800’lerden sonra gelişen Anglo-Sakson sömürgeci anlayışa göre; Uygarlığın beşiği eski Yunan’dı. Batı uygarlığı onlarla doğmuş ve yayılmıştı. Sanayileşen ve sömürgeciliğe yelken açan Avrupa’nın bu anlayışı algılatmaya gereksinimi vardı. Ama doğru/gerçek bu değildi. Ne gam! Uyg...
DEVAMINI OKU
ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

ÇOCUKLARDA DÜZGÜN KONUŞMANIN ÖNEMİ

Hasan YİĞİT 01/08/2019 0
Dil ola kese savaşı,Dil ola kestire başı…Dilin iletişimdeki önemini, tatlı dilli ya da yılandilli olmayı Yunus Koca’nın yukarıdaki dizelerinden daha iyi kim anlatabilir? Yatıştırıcı, uzlaştırıcı, tatlı bir dil kullanırsınız, kavgalara son verirsiniz. Kırıcı, aşağılayıcı bir dil kullanırsınız, yani yılandilli olursanız başınızdan olursunuz.Tatlı dilli insanlara herkes yanında yer açar. Ne diyor Neşet Ertaş:T...
DEVAMINI OKU
AMAN ÇOCUKLAR, NE OLURSUNUZ, “BAŞIMIZA İCAT ÇIKARINIZ!”

AMAN ÇOCUKLAR, NE OLURSUNUZ, “BAŞIMIZA İCAT ÇIKARINIZ!”

Hasan YİĞİT 01/08/2019 0
Dünyada, Türkiye toplumunun dışında buluşlar yapılmasına, yeniliklere yelken açılmasına karşı çıkan başka toplum var mıdır?Başımıza icat çıkarma!Eski köye yeni âdet getirme!... deyimleri bizden başka hangi toplumlarda kullanılıyor olabilir?Buluşlara, yeniliklere toplumun tümü karşı değil elbette.Buluşlar olmasaydı, insanoğlu çiğ et, çiğ börülce, çiğ lahana yiyor, beline bağladığı deri parçasıyla dolaşıyor, ...
DEVAMINI OKU